Obsesif Kompulsif Bozukluk
Obsesif kompulsif bozukluk, bireyin zihninden atamadığı, rahatsız edici düşünceler(obsesyonlar) ve bunlara tepki olarak ortaya çıkan davranışlar (kompulsiyonlar) biçiminde özetlenebilir. Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu (OKKB) son yıllarda batı kültüründe özellikle erkekler arasında görülmektedir. Bu kişilik biçiminin, ayrıntılara dikkat, disiplinli olma, duygusal kontrol, azim ve nezaket gibi özellikleri toplum tarafından hoş karşılanır. Bununla birlikte bazı kişilerde bu özellikler katılık, mükemmeliyetçilik, kuralcılık, kararsızlık gibi uç noktalara ulaşır ve işlevsel olmayan bir bozukluk haline gelerek bireye ve çevresindekilere sıkıntı yaşatır hale gelir.
Genelde genç yasta baslar. Ancak ağır yasam koşulları ve yoğun stres durumlarında da gençlik yıllarını takiben orta yaşlarda görüldüğü bulgulanmıştır.
Özellikleri
Obsesif-kompulsif kişilerin düşünceleri genellikle akılcı ve işlevsel özelliklerden yoksundur. Bu yoksunluk ise uyumsuz duygulara, davranışlara ve fizyolojik tepkilere yol açar. Obsesif-kompulsiflerin bazı otomatik düşünceleri şu şekilde sıralanabilir:
• “Bu iş mükemmel olmalı”,
• “Bunu kendi başıma yapmalıyım yoksa tam ve doğru olmayabilir”,
• “Boş zamanlarımda roman okumak yerine daha üretken işler yapmalıyım”,
• “Ne yapacağıma karar vermeden önce iyi düşünmeliyim yoksa hata yapabilirim”,
• “Bir kişi yanlış davrandıysa cezalandırılmalıdır”,
• “Bu eski lambayı saklamalıyım, çünkü bir gün ihtiyacım olabilir”,
• “Bir işi, doğru olduğundan emin olmak için tekrar tekrar yapmayı tercih ederim”,
• “Bu partide kendimden hoşnut olmalıyım”.
Sokağa çıkmadan önce gaz ocağını kontrol eden birinin, bundan kurtulmak için sokağa çıkmaması, tipik bir kaçınma davranışıdır. Tedavi sürecinde kompulsiyonlar ve kaçınma davranışları bireyle beraber zorluk sırasına göre listelenir. Tedavinin ulaşmak istediği nokta, bireyin hastalığını kontrol edebilmesini sağlamaktır.
Obsesif-kompulsif kişilerin otomatik düşünceleri kendileri ve dünya hakkında sahip oldukları belirli inançlara dayanmaktadır. Bu inançlardan en önemli olanlar şu şekilde sıralanabilir:
1- "Doğru ve yanlış olan davranışlar, kararlar ve duygular vardır".
2- "Takdir edilebilmem için yanlış yapmamalıyım".
3- "Yanlışlık yapmak başarısızlıktır" ve "Başarısızlık affedilemez".
4- "Yanlışlık yapmak eleştiriyi hak etmektir".
5- "Çevrenin kontrolünde de, kendimi kontrolde olduğu kadar başarılı olmalıyım". "Kontrol kaybı tehlikelidir" ve "Kontrol kaybı affedilemez".
6- "Eğer bir şey tehlikeliyse ya da tehlikeli olma ihtimali varsa, kişinin bundan müthiş derecede rahatsız olması gerekir".
8- "Eğer bir şeyin mükemmel olacağı kesin değilse, hiçbir şey yapmamak daha iyidir".
9- "Kurallarım ve tekrarlayıcı davranışlarım olmadan hareketsiz ve tembel bir hale gelir ve çökerim".
OKB konusunun çözümünde aşağıdaki türde yaklaşımlarda bulunmak yararlı olabilir:
• Kronik ve inatçı bir rahatsızlıktır. Genelde bireyler hastalıklarını kabul etmezler ve kompulsiyonları ile yaşarlar.
• Profesyonel bir yardıma ihtiyaç vardır.
• Terapötik ilişki içerisinde, birey hastalığı ile ilgili olarak bilgilendirilmelidir.
• Bireyin kendini ifade etmesi, korku ve kaygılarını açıklaması desteklenmeli ve birey bu konuda yüreklendirilmelidir.
İlaç tedavisi ile beraber psikoterapi ve hipnoterapi de gereklidir.





