Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Okul Fobisi

OKUL FOBİSİ

Çocuklar için korku da diğer duygular gibi normal yaşamın bir parçasıdır. Çocukların korkularını ifade edebilmeleri olumlu ve sağlıklı büyümelerini sağlar. Normal korkular çocuğun çevresine uyum sağlamasının ve kaygılarla baş etmesinin bir yoludur. Diğer bir ifadeyle çocukların güvende olmalarını sağlamada korkunun da rolü vardır.

Çocuğun uyum sağlamasını engelleyen korkular da vardır ki bunlardan biri de okul korkusudur. Okul korkusunun her çocukta rastlanan bir durum olduğu söylenemez. Ancak ortaya çıkması halinde çocuğun akademik yaşantısını alt üst edebilir, ana babayı çaresiz bırakabilir.
Yoğun bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul fobisi daha ziyade çocuğun okula giderken annesinden ayrılmaya karşı verdiği bir çeşit ayrılma korkusuna bağlı olarak gelişen tepkidir. Başka bir deyişle okul korkusunu ortaya çıkaran etkenler ne olursa olsun kaynağı genellikle anneden ayrılma korkusudur. Çocuk okula gittiğinde evde kötü şeylerin olacağını ya da annesinin başına bir şey geleceğini düşünebilir. Çoğunlukla baş ve mide ağrısı gibi fiziksel şikayetler de görülebilir.
Bir çocuğun okula gitmek istememesi veya anne-babasından birisini hep yanında istemesinin nedenlerini iyi gözlemlemek, bağımlılıktan ayırmak gerekir.
Okul korkusu yaşayan çocuklar;
•Genelde aile bireyleri dışındaki yabancı kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çekerler ve utangaçtırlar.
•Genellikle başarı kaygısı olan uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı çocuklardır.
•Okula giden çocukların yaklaşık %2 ‘sinde görülür.
•Yanlarında anne ya da babası olmadan sınıfa girmek istemezler.
•Evde kaldıkları sürece mutludurlar.
•Arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkindirler.
•Liseye giden ergende de görülebilir ancak belirtiler ilkokula başlayan çocuktaki kadar kuvvetli ve zorlu değildir. Yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalmaktaysa da tedavi güçleşmektedir.
•Okul korkusu okuldan kaçma ve okul fobisi ile karıştırılabilmekte, bazen bu üçünü birbirinden ayırmak güç olabilmektedir. Ancak aslında hem belirtiler hem de davranışı ortaya çıkartan etkenler farklıdır.
Okuldan kaçmada, okul korkusu yoktur, bedensel yakınmalar çok seyrek görülür, saldırgan davranışlar ve umursamazlık vardır. Disiplin sorunu çok fazladır. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle düşüktür. Zeka normal ya da normalin altındadır. Evde çocuğa karşı ilgi azdır ve sevgisiz bir ortam vardır. Çocuğun okula gitmediğinden anne babasının bilgisi yoktur. Çünkü okula gitmediği zaman genellikle evde kalmaz.
Okul fobisinde, çocukta çeşitli derecelerde psiko-somatik belirtiler görülür. Bunlar; mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, baş dönmesi şeklindeki bedensel yakınmalardır. Bu yakınmalar, sabahları okula gitmeden önce ya da pazar akşamları görülür. Okula gitmeyeceği söylenince tüm yakınmalar biter. Bununla birlikte bazı araştırmalar fobiyle birlikte depresyon, psikotik gelişme ya da zorlamalı nevrozlar gibi psikolojik bozukluklarda ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Okulda disiplin sorunu yoktur. Öğrenme ve başarı motivasyonu genellikle yüksektir. Zeka normal ya da normalin üstündedir.

Akut iç Kronik Okul Fobisi Okul fobisi tepkileri görünmeye başladıkları sırada şiddetli bir takım belirtiler dikkati çeker. Akut okul fobisi olan bu çocuklarda evde kaldıkları surece mutludurlar, arkadaş ilişkilerinde ve sosyal faaliyetlerde etkilidirler. Hatta bu çocuklar evde kaldıkları süre içinde ev ödevlerini yaparlar.

Akut okul fobisi ilkokuldan liseye kadar her yaşta, hatta kolej öğrencilerinde bile görülebilir. Bununla birlikte gerek ergenlik döneminde, gerekse ergenlik öncesi dönemde rastlanan okul fobisi belirtileri, yeni okula başlayan çocuktaki gibi kuvvetli ve zorlu değildir Çoğunlukla çocuklar büyüdükçe şiddetli biçimde okul fobisi görülmez, ancak bunun yerini “kronik fobi” alır.

Kronik okul fobisi zamanla oluşur. Bu fobinin oluşmasında gencin çocukluk yıllarındaki akut okul fobisini de içine alan çeşitli davranış problemlerinin rolü büyüktür Kronik okul fobisi. akut okul fobisini tam tersine, bir takım uyum zorluklarını içerir Kronik okul fobisi olan çocuklar sadece okuldan değil, ayni zamanda önceden zevk aldıkları faaliyetlerden de uzaklaşmaya başlarlar. Bu çocuklar ne ders çalışırlar nede belirli bir ilgi alanında faaliyet gösterirler. Ev çevresinde sıkıntılı bir biçimde zamanlarını geçirmeye çalışırlar. Bunun yanı sıra, bu tür çocuklar okula olan korkularını tüm çevreye genelleştirirler. Sonuç olarak bu çocuklar gerek insan ilişkilerinde, gerekse yabancı oldukları ortamlardaki huzursuzlukları giderek artar.
OKUL FOBİSİNİN NEDENLERİ
Ailevi Nedenler:

Diğer fobilerde olduğu gibi, okula girdikten sonra oluşan korkularda da kalıtsal ve yapısal etkenlerden çok, psikolojik yaşantıların daha önemli yer tuttuğu görülür. Okul fobisi olan çocuk görünüşte nedensiz olarak okula gitmekten korkmaktadır. Ancak bu korkuyu oluşturan bazı temel etkenler vardır. Bunların başında yaygın bir baskının egemen olduğu aile ortamı sayılabilir. Okul fobisi olan çocukların yaşamalarının daha önceki yıllarında anneleri tarafından aşırı özen içinde büyütüldükleri görülür.

Bu tür annelerin sürekli olarak çocuklarını memnun ederek onların sevgilerini kazanma çabası içinde oldukları, tüm ihtiyaçlarını karşıladıkları ve onları sürekli olarak kırıklığa uğramaktan korudukları dikkati çeker. Bu anneler özellikle çocukların bedensel rahatsızlıklarıyla yakından ilgilidirler. Çocuklar, gözlerinin önünde olmadığında kendilerini çok yalnız hissederler. Psikolojik ve fizyolojik olarak çocuklarıyla yakın olma ihtiyacını duyarlar. Bu anneler, çocuklarını anaokullarına göndermekten kaçındıkları gibi, arkadaşlarının evine bile oyun oynamak üzere göndermekten kaçınırlar. İşte yaşamın ilk yıllarında bu tür bir anne-çocuk ilişkisi Çocuğun okula başladığı- sırada önemli bir engel oluşturur Anneler tüm bu koruyucu ve baskılı ortamından bir an olsun uzak kalmamış bu çocukların yabancı bir çevrede tanımadıkları insanlarla birlikte günlerini geçirmeleri onları son derece huzursuz eder.

Okul fobisi olan çocukların babaları da aşırı bağımlılık ve koruma konusunda eşleriyle iş birliği içindedir Bu tür babalar ev içinde bir takım kurallar koyma ya da disiplin uygulama yerine, sürekli bir barış ve sakinlik ortamının olmasını tercih ederler. Böylelikle okul fobisi olan çocuklarda şu üç temel karakteristik kişilik özelliği gelişir:

1. Bu çocuklar anne-babaları tarafından aşırı korunma sonucu” bağımlı” anne-babaya adeta yapışık bir birey olarak gelişirler.
2. Tüm ihtiyaçlarının karşılanması, çocuğun “çok isteyen ve hileye başvuran” bir birey olmasına yol açar. Bu tür çocuklar istedikleri her şeye istediği zaman kavuşurlar.
3. Anne ve babalarının disiplin konusundaki yetersizlik ve başarısızlıkları nedeniyle gerektiğinde çocuğun isteklerine set çekilmemesi çocukta “egemenlik” duygusunun gelişmesine neden olur. Bu durumda çocuk, sadece kendisini ilgilendiren konulara değil, tüm ev işlerine karışır.
Bu tür ailevi nedenler sadece okul fobisini oluşturan tek etken gurubu değildir. Ayrılık endişesi, değişiklik ve sıkıntı da okul fobisinin nedenleri arasında sayılabilir. Anne ve babanın hastalığı, evde yangın çıkması ya da hırsızlık vb. nedenler Çocuğun evden uzaklaşmasını engelleyen etkenlerdir. Böyle durumlarda çocuk, kendini evde bulunmakla sorumlu tutar. Maddelendirerek özetlemek gerekirse;
•Asıl korkulan şey okul değil evden, anneden ayrılmaktır,
•Aile bireylerinin birbirlerine aşırı bağlı ve çoğu zaman bağımlı olması,
•Anne ve babanın çocuğun kendilerine bağlı ya da bağımlı kalmasını istemesi,
• Anne babanın kendilerine ve çocuklarına bir şey olacağı konusunda yoğun kaygı duyması,
•Çocuğun, anne ya da babasının yokluğunda kendisine yada anne babasına bir şey olacağından korkması,
•Boşanma, anne veya babanın başka biriyle evlenmesi veya maddi sorunlardan kaynaklanan stresli bir ev yaşamı,
•Çocuğun yeni bir kardeşin doğması, taşınma, hastalık, yakın birinin ölümü gibi bir stres faktörünün olması.
Okula Bağlı Nedenler
•Duyarsız, sürekli emir veren bir öğretmen ya da başka bir okul personeli,
•Uygun olmayan bir sınıf içi yerleştirme, özellikle de çocuğunuzun fazla tehlikeli bulduğu bir yere oturtulması,
•Teneffüs, sesli okuma, sınıf önünde ders anlatma, beden eğitimi gibi etkinliklerden korkup, gerçekleştirmede güçlük çekmesine rağmen bunları yapması için zorlanması,
•Okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir yerin ya da birilerinin olması,
•Ahlaki düzeyin çok düşük olduğu, şiddetin ve belirsizliğin hüküm sürdüğü kötü bir okul ortamı,
•Okulda hırpalanmasına, reddedilmesine veya kavga etmesine yol açacak bir sosyal beceri eksikliği.
OKUL FOBİSİNİN BELİRTİLERİ:
•Heves ve enerji kaybı oluşmaya başlamışsa,
•Alıngan ve sinirli olma halinde artış görülüyorsa,
•İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk varsa,
•Okul etkinliklerine karşı pasif, içe kapanık ve utangaç davranıyorsa,
•Okulda ve evde daha çok nedensiz ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye çalışmaya başladıysa,
•Evde kalmak ve okul ödevlerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılı olduysa,
•Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısı bahane ederek şikayet ediyorsa,
•Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştiriyor ve evde kalmasına izin verilince bunlar birdenbire kayboluyorsa,
•Bir seferde günlerce okula gitmediği oluyorsa,
•Okula gitmediği için suçluluk duymuyorsa,
•Okula devam ettiği zamanlarda iyi bir öğrenci olabiliyorsa okul korkusundan şüphelenilebilir.
Anne Babaya Öneriler:
•Okula gitme konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır. Bu çözümün yarısıdır.
•Çocuğa, okulun amacını açıklamak, okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertlerinin kararlı ve tutarlı olması işe yarar. Okula gitmemesi halinde yapılan çalışmalardan geri kalacağı ve bunun kendisi için bazı aksaklıklara yol açacağını anlatmaya çalışılmalıdır.
•Bu çocuklara okuldan ayrılması konusunda kesinlikle taviz verilmemelidir. Her gün düzenli olarak okula gitmesi sağlanmalı, her şeyin yolunda gideceği konusunda güven verilmelidir.
•Çocuğun kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
•Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemelidir.
•Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.
•Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatıp, onunla gününün nasıl geçtiği hakkında konuşmak her ikinizi de rahatlatabilir.
•Çocuğa okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya birde derslerden geri kalmış olmanın korkusunun ekleneceği söylenmelidir.
•Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar.
•Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocuklarında olduğu anlatılabilir.
•Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya bağımlılık azaltılabilir.
•Arkadaş toplantıları düzenleyerek, sosyal beceriler kazanmasına fırsat tanınabilir.
•Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman tanıması korkuyu yenmesini kolaylaştırabilir.
•Çocuğun bağımsızlığını geliştirici, özgüvenini artırıcı davranışlarda bulunulmalıdır.

•Bu sıkıntılı durumun geçici olduğu, başka çocuklarda da görülebildiği anlatılmalıdır.

•Korkuları hakkında konuşmaya teşvik edilmeli, veli her gün gün boyu nerelerde olacağı hakkında bilgi vermelidir.

•Çocuğun okul fobisini tetikleşen etken evdeki sorunlardan kaynaklanıyorsa sorunun çözümüne çalışılmalıdır.

•Eğer sorun zor ise çocuğun bir iki saatliğine, daha sonra yarım gün, sonra da tam gün okula gitmesi sistematik bir yaklaşım kullanılarak sağlanmalıdır.
Öğretmene Öneriler
•Çocukların okul fobisini yaşamalarında sınıf içi etkenler de rol oynayabilmektedir. Örneğin öğretmenin "bu konuya çalışmayan yarın okula gelmesin" şeklindeki uyarısı yapı olarak yatkın olan çocukta fobinin oluşumunu kolaylaştırır.


•Öğretmen çocuğu rahatlatmalı, bazı görev ve sorumluluklar vererek, onun sınıftaki önemini ve işlevini vurgulamalıdır.

•Çocuğun sınıf ortamına katılımını sağlamak için gerekli desteği göstermelidir.

•Çocuğun okulda kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır
•Kaygısı anlayışla karşılanmalı naz, numara yapıyorsun gibi şeyler söylenmemelidir. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duymaktadır.
•Okulda çocuğun ilgisini çekecek sınıf içi aktiviteler çoğaltılabilir.
•Çocuk sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlamaktan kaçınılmalı, başlangıçta kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması için yüreklendirilmelidir.
•Özendirme girişimleriyle birlikte gerekirse önce bir saat, sonra yarım gün ve sonunda tam gün okula gelmesi sağlanabilir.
•Annelerinde okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir.
•Çocuk okuldan uzak kalmamalıdır, sınıfa girmiyorsa bile belli bir süre öğretmen odasında ya da okul bahçesinde durabilir.
•Okullar anne ve babaları eğiterek okulda yeterli bakım ve eğitim olmadığı yolundaki inancı yok edip, aşırı koruyucu tavırlarından kurtulmalarını kolaylaştırılabilir. Bu inanç kaybolursa otomatik olarak çocuklarda rahatlayacak ve okula başlamadan önce başlayan kaygılı konuşmalardan etkilenmeyeceklerdir.
OKUL FOBİSİNİN SONUÇLARI VE TEDAVİSİ

Okul fobisi, çocuğun okuldan, sosyal faaliyetlerden ve öğrenme yaşantısından uzaklaşmasına neden olduğundan, akademik ve sosyal gelişmeyi ciddi bir şekilde etkilemektedir. Okul fobisi, özellikle kronik olduğu takdirde, ergenlik döneminde gençliğin diğer nörotik belirtilerinden daha zorlu bir takım psikolojik sorunların oluşumuna yol açar.

Okul fobisinin en çok yaygın olduğu 5-8 yaşlarında bıraktığı olumsuz iz, ikinci yoğun olan yaş grubu 11-14 yaşlarına oranla daha azdır Okuldan uzak kalmanın getireceği sorunlar nedeniyle okul fobisi olan çocukların elden geldiğince bir an önce okula dönmeleri amaçlanır. Uzmanların çoğu, çocuğun okula dönmesinden önce sorunun nedenlerini anlamasına yardımcı olmak ve endişelerini azaltmak amacıyla bir süre için psikoterapi yapılmasını öngörmektedirler. 6-12 ay gibi bir tedavi sürecinden sonra çocukların okula dönmelerinin başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Kronik okul fobisinde çocuğun okula dönmesinde psikoterapi olumlu sonuçlar verir, böyle bir tedavi yöntemine girişmeden çocuğun okula dönmesi onun okulda giderek daha çok mutsuz olmasına ve gerek sosyal gerekse akademik başarı açısından arkadaşları arasındaki statüsünü kaybetmesine neden olur. Akut okul fobisi olan çocukları okula bağlayabilmek ancak uzman terapistlerin yoğun çabalarıyla olasıdır. Sağlıklı bir gelişim ancak etkili bir davranış terapisi ve aile yönlendirme yöntemiyle gerçekleşebilir.

Bu çocukların sınıfta daha az endişe duymalarını, daha huzurlu olmalarını sağlamak üzere yapılacak özel eğitim egzersizleriyle, okulu çocuğa yeniden tanıtma ve özendirme girişimleriyle, gerekirse önce bir saat, sonra yarım gün, sonunda tam gün okula gitmelerini sağlamakla, gerektiğinde annelerinin de okula gelmelerini ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmalarını sağlamakla, nihayet anne ve babaları eğiterek, okulda yeterli bakım ve eğitim olmadığı yolundaki onların aşırı koruyucu tavırlarından kurtulmalarını sağlamakla mümkündür.

Tedavi edici programlar, çocuğun okul hakkındaki şüphe ve endişelerini aydınlığa kavuşturma açısından yararlı olmaktadır Bu tür çalışmalar okul fobisi olan çocukların %70’ının birkaç gün ya da birkaç ay içinde okula dönmesini sağlamıştır. Bu konuda yaşında önemli rol oynadığı dikkati çeker. Okul fobisi olan 10 yaş çocuklarının %90’ı çeşitli tedavi çalışmalarından olumlu sonuç alırken, aynı sorunu olan 11 yaş çocuklarında başarı oranı %50’yi geçmemiştir.

 

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.