Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Güzel Sözler

Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır.
Plato
Anasayfa » Ergenlik Sorunları » Ergenlik

Ergenlik

EQ (Duygusal Zeka)

EQ( duygusal zeka)

İlk olarak Dr Daniel Goleman tarafından dile getirilen EQ( duygusal zeka) kavramı bireyin insanlarla uyum sağlamasına, başarılı ilişkiler geliştirmesine, kendisiyle ilgili olumlu duygular geliştirmesini sağlamaktadır. EQ( duygusal zeka) en az IQ (akılcı zeka) kadar bireyin hayatta başarılı olmasını etkilemektedir. Hatta EQ( duygusal zeka)su yüksek bireylerin IQ (akılcı zeka) su çok yüksek olmasa bile hayatta EQ( duygusal zeka)su düşük ancak IQ (akılcı zeka) su yüksek bireylere göre başarılı olma şansları kesinlikle fazladır.
Gerçekte bunlar insanoğlunun hayat mücadelesi için daima kullandığımız güçler ve bilim adamları EQ’yu artık her zaman ve her yaşta geliştirilip ilerletilebilen, öğrenilebilir bir zeka olarak görmektedirler. Duygusal zeka, muhakeme ve IQ için yaşamsal öneme sahiptir ve duygusal güçleri gerektiği gibi kullanmasını bilen kişiler yaşamlarının her alanını kendileri için daha kolay hale getirmişlerdir. Duygusal gücünü kullanan kişi duygularını tanır, onları kabullenir, uygun şekilde ifade eder ve ayrıca kendi duygusunu tanımlayabildiği ve tanıdığı, yani farkındalık düzeyi yüksek olduğu için karşısındaki kişilerinde hislerini anlayıp, kendisini başkasının yerine koyabilmeyi başarmasından ötürü kişiler arası iletişimde daha başarılı olur. Bununla birlikte çevresindeki kişilerin ve kendi hislerinin farkında olması, kişinin güncel yaşamda karşılaşılan sorunların üstesinden gelebilme potansiyelini arttırır.
Çocuk yetişkin, yaşlı, özürlü, sağlıklı, sağır ya da kör her insanda duyguların dili mevcuttur. İnsanların pek çoğu çoğunlukla ne hissettiklerini söylemeye tereddüt ederler, ancak duyguları sözel ya da bedensel olarak ifade edilmekte; söyleyemediklerini ses tonu, konuşma hızı, bakışlar, yüz ifadesi, mimikler ve duruş şekilleriyle göstermektedirler. Bu nedenle önemli olan birbirimize gözlerimizi ve duygularımızı kapamamak.
İşte EQ ve IQ seviyesi yüksek olan ve onu dengeli kullanmayı bilen, kimseye gözlerini kapatmaz, görmezlikten gelmez. Bu bağlamda diyebiliriz ki tüm hayat boyunca asıl önemli olan dengede kalabilmek. Bu nedenle en önemli ve oldukça zor olan, aslında başarının anahtarı olan “akıl ile gönül”ü dengede tutmayı gerçekleştirebilmek. Bu nedenledir ki biz bireyin bilişsel birikimlerinin yanında duyuşsal davranışları kazanmasının önemin sürekli vurguluyor ve özellikle 0-6 yaş grubunda ve ilköğretimde bu özelliklerin geliştirilmesinin önemini belirtiyoruz.
EQ ve IQ’sunu optimum seviyede kullanabilen bireyler yetiştirmek ve bireylerden olmak ümidiyle…

 

Çocuğunuz Ergenlik Çağında

ÇOÇUĞUNUZ ERGENLİK ÇAĞINDA

Çocuğunuz ergenlik çağına girdi. Ona nasıl yaklaşacaksınız? Kolay değil. Ama imkânsız da değil. Aşağıda bu konuda denenmiş ve başarıya ulaşmış bazı yöntemleri bulacaksınız. Bir deneyin, söylemesi bizden.
Ancak önce bir konuyu tekrar hatırlatıyoruz. Aman siz onlar adına karar vermeyin. Sadece karar vermelerine destek, yardımcı ya da teşvik verici olun. Ana kurallar dışında demek istiyoruz tabi ki.

Arkadaş Kazanmalarına Destek Olun

Çevresindeki olumlu arkadaşlarla ilişki kurmasını destekleyin. Arkadaşları ile yapabilecekleri faaliyetler konusunda çocuğunuzla birlikte fikir üretin. Birlikte spor yapmalarına ya da sanatla ilgili aktivitelere katılmalarını sağlayın. Arkadaşları ile birlikte yaratıcılık, samimiyet ve en önemlisi eğlenmelerini sağlayacak yollar bulmalarına yardımcı olun.

Çocuğunuzu Dinlemeye Özen Gösterin

Onunla normal şartlarda konuşamıyor musunuz? Farklı bir mekânda -mesela- arabada ya da karanlıkta konuşmayı deneyin. Gençler için, gözleriniz karşı karşıya olmadığı zaman açılmak daha kolaydır. Bu püf noktasını unutmayın. Eğer, onunla sevdiğiniz için konuştuğunuz hissini verebilirseniz, sevginizi karşılıksız verdiğinizi göstermeyi başarırsanız, size güvenecektir. Konuşma sırasında size bir sırrını ya da çok özel bir düşüncesini iletmiş ise, ona sizin aynı yaştayken yaşadığınız benzer bir hikâyeyi anlatın ama ders vermekten çok sizin benzer şeyler yaşadığınızı ileten bir hikâye olsun.


Fiziksel Aktiviteler

Çocuğunuzun ilgilendiği fiziksel aktiviteyi öğrenin. Bu sporlar, vücut geliştirmeye yönelik aktiviteler ya da dans dersleri olabilir. Bu tür bir gruba/derslere katılmasını teşvik edin. Fiziksel aktiviteler vücudunu ve ruhunu geliştirirken, kendine güven duymasını ve aklını gereksiz ayrıntılara takmasını engeller. (bu arada siz niye aynısını yapmıyorsunuz?)

Standartlar Belirleyin

Çocuğunuzun doğruları bulmasına yardımcı olmak üzere, kendisine ait standartlar belirlemesine yardımcı olun. Size hayal ve geleceğe ait düşüncelerini anlatması için teşvik edin. Kendi hedeflerini belirlemesinde yol gösterin ve onunla iddiaya girin. Bu arada, alkol, uyuşturucular ve seks konusunda beklentilerinizi açıkça konuşun. Belirlenen standartları uygularken, karşılaşabileceği sorun ve çelişkileri birlikte gözden geçirin.


Unutmayın. Sizin Yaşamınız Çocuğuna Örnek Oluyor.

Çocuklarınız, yaşamayı bizzat sizden öğrenirler. Eğer hayata pozitif bakıyorsanız, zihninizi açık tutuyor ve devamlı geliştirmeye çalışıyorsanız. Muhtemelen çocuğunuz da öyle yapacak. Bu nedenle ona kendi yaşamınızla örnek olun. Uyuşturucu, Sigara, Alkol bağımlılıklarına karşı uyarın. Ama aynı şekilde, basının ve günlük yaşamın taşıdığı ucuzlukları da anlatın. Birlikte bir şeyler yapmaya çalışın, mesela birlikte tatlı yemeye, bir müzeye, kısa bir geziye gidin. Alacağınız hiçbir hediye, onunla vakit harcamanız kadar kıymetli değildir unutmayın.


Problemleri Çözme Yollarını Gösterin

Bir problemi varsa, onu anlaması için yardımcı olun. Daha sonra da problemini çözmesi için plan yapmasına destek verin. Çeşitli yollar gösterin, kendisine uygun yolu bulmasına yardım edin. Kafasından olabilecek en kötü senaryoyu kurmasını ve bu durumda neler yapabileceğini düşünmesini önerin. Çocuklarınızın problemleri karşılamaları ve çözmeleri için yol gösterin. Bu yolla yaşama karşı beceri geliştirmelerine destek olun.


Kuş ve Arı Hikâyelerini Boş verin

Şimdi çocuklar, sizin onun yaşındayken bildiğinizden fazla şey biliyorlar. Ama yine de muhtemelen merak ettiği pek çok şey vardır. Bir düşünün, aynı yaştayken, annenizin ya da babanızın size ne söylemesini isterdiniz. İşte onları anlatın. Mesela seks konusundaki sapıklıklar konusunda ikaz edin. Arkadaşlarından yalan yanlış şeyler duyduğunda ne olduğunu biliyor olsun.

Problem Çözümüne Yardım Edin

Ergenlik Problemleri aslında 3 grupta sınıflandırılabilir.
1. Başka birisi ile ilgili sorunlar - bir arkadaş ay da âşık ile ayrılma / dargınlık
2. Değişiklikler - Yeni bir okul, ailelerin boşanması vs.
3. Hayatındaki eksiklikleri fark etmesi - yaşıtları ile anlaşamıyor olabilir
Onu problemlerini anlaması ve çözüm yollarını bir kâğıda sıralaması için teşvik edin. Sonra her bir çözümü artı ve eksileri ile tartışın. En iyi kararı vermesi için seçenekleri tartışın. Ve en önemlisi, kararı, sizin beklentiniz ile aynı olmasa bile onu destekleyin. Ama asla onun adına karar vermeyin.

Yeteneklerini Ortaya Çıkarın

Çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük yardım, yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olmaktır. Ona geçmişteki başarılarını, gözünüze çarpan özelliklerini anlatın. Başkalarının önünde cesaretlendirin. Önce sıkılmış gibi gözükebilir ama sizin bundan gurur duyduğunuzu fark edecektir. Bu konuda onunla konuşarak yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olacak eğitim, gruplara katılmasını sağlayın.

Fark Yaratın

Çocuğunuza vakit ayırmak çok önemli. Zaten hep beraberim dediğinizi duyar gibi olduk. Hayır, bundan bahsetmiyoruz. Birlikte, eğlenceli bir şeyler yapmaktan ya da çocuğunuzu dinlemeye vakit ayırmanızdan bahsediyoruz. Bu yolla ona temel değerleri öğretebilirsiniz. Şu anda bir 2 saat belirleyin. Ayda sadece iki saat. Bu iki saati sadece onunla geçirin. Çocuğunuza sevgi ve vermenin en önemli özellikler olduğunu öğretecek ve onu mutlu edeceksiniz.

 

Ergen-Aile İletişimi

ERGEN-AİLE İLETİŞİMİ

Ergenlik dönemi yaşamın en kritik evrelerinden birisidir. Bu dönem bireyin arkadaş çevresinin önemini arttırdığı, bedensel değişimin çok hızlı yaşandığı, duygusal sıçramaların en yoğun yaşandığı bir gelişim basamağıdır. Dolayısıyla, ergenlik çağında ortaya çıkabilen bu problemlerin erken tanınması ve çözüm bulunması, daha ileride çıkabilecek daha büyük problemlerin önüne geçme fırsatı verecektir.

Aksi takdirde; bu problemlerin yeterince önemsenmemesi ve profesyonel yardım alınmaması ya da alınan yardım ve tedavinin yetersiz kalması, çocuk büyüdükçe daha zor durumlar için zemin oluşturacaktır.

Anne-babalar bu dönemde çocuklarıyla yeterli ve nitelikli bir iletişim kurmalı, çocuklarını anlamaya çalışmalı özgürlük ve sorumluluk dengesini iyi kurabilmelidir. Arkadaş çevresini kontrol etmeli ancak direk müdahalelerden kesinlikle kaçınmalıdır. Çocuklarına değer verdikleri ve sevdikleri mesajını iyi vermeli, karar sürecine katarak değerli olduklarını hissettirmelidirler. Kesinlikle başka çocuklarla bir kıyaslama içine girilmemelidir. Aşırı kontrolcü, baskıcı ya da aşırı özgürlükçü tutumlardan kaçınmalıdırlar. Sonuçtan ziyade çabanın önemli olduğu hissettirilmelidir. Olumlu eleştiriler verilerek ergen cesaretlendirilmeli, kişilikleri rencide edici eleştiri ve tutumlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Anne baba tutumları arasında bir paralellik ve yakınlık bulunmalıdır.

 

Ergen Ve Okul

ERGEN VE OKUL

Okul hayatının en önemli bölümü, ergenlik yıllarına rastlamakta, okul başarısı da ergenlik döneminin olumlu geçip-geçmememsiyle de doğru orantılıdır. Ergenlik dönemini daha az sorunlu geçiren öğrencilerin okul başarısının daha iyi olduğunu söylemek mümkündür. Uzmanlar, ergenlik çağında gençlerin yaşadığı stresin öğrenme ve okul hayatındaki başarıyı çok fazla etkilediğini belirtmektedirler.
Ergenlikte yaşanan bu stres ve ergenin enerjisi doğru yöne kanalize edilebilirse, hem başarı hem de öğrenmenin grafiği yükselmektedir. Zaten okul hayatında başarılı olan gençlere bakıldığında, bunların ergenlik stresini yenebilen ve bu konuda başta ailesi olmak üzere çevresinden sürekli destek alan bireyler oldukları görülmektedir. Her bireyin öğrenme şekli, zamanı ve hızı farklılıklar göstermektedir. Planlı bir çalışma ve motivasyon sağlandığında hem okul hem de ÖSS başarısındaki artış gözlemlenebilecektir. Özellikle ÖSS ve OKS sürecinde motivasyon ve başarı sağlanmasında hipnoterapi başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Okuma hızı da başarıyı etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Bu nedenle hızlı ve etkili okumanın sağlanması için bu kurslar önemi büyüktür.

 

Ergenlik Dönemi

ERGENLİK DÖNEMİ

1. Ergenlik döneminde yaşanan fiziksel değişimler nelerdir?
Genel olarak ele aldığımızda bu dönemde gençlerde fiziksel olarak değişiklikler gözleniyor. Boyları uzuyor, kiloları artıyor, cinsel organlarda değişiklikler oluyor. Yüzde sivilceler oluşuyor. Gençler cinselliği keşfetmeye başlıyorlar. Ancak yetişkinler dünyasına adım atmaya hazırlanan gençte fiziksel gelişme olsa bile, ruhsal gelişme aynı oranda olmadığı için bir uyumsuzluk oluşuyor. Ruhsal donanımları fiziksel gelişimleriyle orantılı olmadığı için bir iç çatışma yaşanıyor.

2. Bu dönemde gençler, psikolojik olarak nasıl etkilenir?
Ergenlik döneminde genç kendisini yalnız hisseder ve vücudundaki, ruhsal dünyasındaki değişikliklerden korkar. Cinsel anlamda farklılıklar yaşar. Ve hissettiği bu karmaşayı dile getirmekte zorlanır. Yaşadığı bu hassas döneme ailesini katmakta zorlanır. İçinde bulunduğu her şeyi reddeden bir tutuma girebilir. Bu da onun fiziksel ve ruhsal yapısını bloke edecektir.
Bu dönemde birçok ailenin çocuklarının birdenbire yetişkin olmalarını kolay kabullenemediklerini gözlüyorum. Anne babalar okuldaki ödevlere, arkadaş seçimine, gelecekle ilgili planlara fazla müdahale edebiliyorlar. Gençlerle yaptığımız psikoterapilerde birçoğundan “Arkadaşlarıma babama çok şey anlatabilirim. Ama benin gerçekten kim olduğunu, içimden gerçekten neler geçtiğini asla söyleyip anlatamam” sözlerini duyuyoruz. Bu sözlerde yetişkinler dünyasına çok önemli mesajlar var.
Gençler için bu dönemde okul, arkadaşlar ve ebeveynler çok önem kazanıyor. Genç, farklı olma, kendini akıllı bulmama duygusu, kendisinin ve ailenin beklentilerine ayak uyduramama duygularıyla mücadele ediyor. Yetişmekte olan gençler için kendi bedenleri çok önemli bir problem teşkil ediyor. Nasıl gözüktüklerine inanılmaz derecede önem veriyorlar. Tabii bunda ergenlik dönemi kadar ve medyanın kadın-erkek kavramıyla ilgili oluşturduğu ilk örneklerler de çok etkili oluyor. Aileler de cinsellikle ilgili kültürleri sınırlı olduğu için gençlere çok fazla yardımcı olamıyorlar. Türkiye’deki eğitim sisteminin yalnız başarıyı hedeflemesi gencin ruhsal ve bedensel gelişimini ön plana almaması bütün yükü ailenin omuzlarına yıkıyor.
Birçok genç erken yaşlarda dünya ile tanışıyor, erken yaşta iş aramaya başlıyor. Bağımsızlığı için kararlar almak istiyor. Ancak bağımsız olmak için attıkları adımlar yetişkinler dünyasında gerekli ilgiyi bulamayıp ciddiye alınmıyor, ya da reddedilip geri çevriliyor.


3. Ergenlik sorunlarını aşmak için neler yapılmalı?
Aileler bu dönemde cinsellikle ilgili konuları çocuklarıyla konuşmakta zorlanıyorlar. Çünkü anne-babalar birkaç kuşak öncesinden devraldıkları dayatmacı kalıpçı modeli taşıyorlar. Bu konuda konuşacak kültürleri sınırlı. Ama bir yandan da medya birçok değer yargısını sorguluyor, her şey hızla değişiyor. Aile buna ayak uyduramadığı için genç ailesini de sorguluyor. Kuşaklar arası kriz yaşanıyor. Gençlerin bu dönemde yetişkinler dünyasının hâkimiyetini reddettiğini unutmamamız gerekiyor. Bu yüzden ailelere sorunların aşılması için gençlerin dünyasına inen bir eşlik etme ve paylaşma öneriyorum. Anneler kızlarıyla, babalar da oğullarıyla sorunları paylaşabilir. Örneğin cinsellikle ilgili yaşanan sorunlarla ilgili kendisinin de ergenlik döneminden geçtiğini, benzer sorunları yaşadığını anlatabilir, kendisini nasıl hissettiğini, hangi sorunları yaşadığını sorabilir, dinleyebilirler. Ama öğretici, dayatmacı bir pozisyonla yaklaşmamaları gerekiyor.
Ergenlik döneminde okul, aile ve çocuk üçgeninin ilişkileri iyiyse sorunlar en aza iniyor. Bu dönemde okullarda da yaş gruplarına yönelik ortak grup faaliyetleri oluşturulmalı. Gençler sorunlarını paylaşmalı, içlerindeki sesi saklı tutarak kendilerini bloke ettiklerini unutmamalılar. Aileler gençlere sıkıntı duydukları konuları anlatacak bir iletişim biçimi oluşturmalı. Ben yetişmekte olan gençlerin onları algılayıp verdiği yerin ötesinde daha geniş açılı ve akıllı olduklarını görüyorum. Yaptığımız tedavi çalışmalarında onların yetişkinler dünyasındaki kalıp ve düşünceleri çok ciddiye aldıklarını gözlüyorum. Bu yüzden birçoğu toplumdan ve ailelerinden aldıkları yanlış yönlendirmeler ve mesajlar yüzünden güvensizliğe itilip ergenlik döneminin pozitif yönlerini yaşayamıyor, kendini önemsiz görüyor. “Benim geleceğim ne olacak?” sorusu gençlerin zihnini fazlasıyla tedirgin ediyor. Bu da onları korkulu, özgüveni olmayan bağımsız davranmayı öğrenemeyen, depresif bir pozisyona sürüklüyor.

 

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.