Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Saldırganlık ve İnatçılık

   SALDIRGANLIK

Saldırganlık, doğuştan beraberimizde getirdiğimiz bir davranıştır. Çocuk içgüdüsel olarak saldırganlığa sahiptir. Saldırganlık ya da düşmanlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Ancak bir davranış bozukluğu biçimine gelmesi asla istenilmeyen bir durumdur. Saldırganlık dürtüsü insanın doğasının bir özelliği olmasına rağmen insanların çoğu bu tür sorunlarla başa çıkmayı, saldırganlık dürtülerini denetlemeyi ve toplum tarafından kabul edilebilir davranışlara yönelmeyi öğrenmektedirler. Erken çocukluk döneminde çocuklar toplum tarafından kabul edilebilen davranışları benimserler. Ancak bazı çocuklar saldırganlıklarını yönetmek ve engelleyebilmek için gereken becerileri kazanamamışlardır. Davranışları vurma, bir eşyayı atma, öfke nöbetleri geçirme şeklinde çeşitlilik gösterir. Erkeklerde saldırganlık oranı kızlara göre daha fazladır.


NEDENLERİ

Çocuğun saldırgan davranışlar bulunmasının nedenleri arasında, anne-babanın hatalı tutumları ilk sırada yer almaktadır. Bunların başında;
● Çocuğun davranışlarını, gereksiz yere engellemek
● Çocuğun davranış ve isteklerini eleştirmek ve alay etmek
● Çocuğu sık sık cezalandırmak
Bunlardan başka ;
●Kalıtımsal kişilik özelliğinden dolayı daha yatkın olabilirler. Çok inatçı, hareketli çocuklar saldırganlıklarını kontrol etmede güçlük çekerler.
●Çocuk ailesini, arkadaşlarını örnek alarak da saldırgan davranışları öğrenebilir.
●Aile içi anlaşmazlıklar, boşanma, işsizlik, ekonomik sıkıntılar, hastalık vb.
●Fiziksel ve duygusal istismarlar
●Kontrolsüz ve aşırı TV seyredilmesi gibi nedenler çocuklarda saldırganlık davranışının oluşmasına ve gelişmesine neden olurlar.

ÖNLEME YOLLARI

• Çocuğun onaylanılmayan davranışı karşısında yaşanılan hayal kırıklığı ifade edilmeli, fakat onun kötü birisi olduğu ima edilmemelidir.
• Saldırgan davranışlar gösterenlerin arkadaşlarını kaybettikleri ve yeni arkadaşlıklar kurmada ne kadar güçlük çektikleri açıklanmalıdır.
• Çocuk ev dışında herhangi bir mala zarar vermişse zararı karşılama sorumluluğu ona verilmelidir. Örneğin, arkadaşının oyuncağını kırmışsa özür dilemesi ve para biriktirip yenisini alması gibi
• Çocuk öfkesini ve hayal kırıklıklarını daha kabul edilebilir yollarla ifade ettiğinde ödüllendirilmelidir.( övgü, süslü kalem vb.)
• Kavga etme eğiliminde olan bir çocuğun anlaşmazlıklarını fiziksel güç kullanmadan çözmeyi öğrenmesine yardımcı olunmalıdır. İlk önce evdeki anlaşmazlıklar için fiziksel gücün kullanılmasına izin verilmemeli, duygularını hareketle belli etmek yerine durup ne hissettiğini düşünmesi ve sözcüklerle ifade etmesi sağlanmalıdır.
• Çocuğa, başkaları kendisine kırıcı davrandığında ne hissettiğini görmesine yardımcı olunmalıdır.

İNATÇILIK
İnatçılık 2,5 yaşlarında yoğun olarak görülür. Bu dönemde çocuk büyüklerin sözlerini dinlemez, hatta onların söylediklerinin tam tersini yapar, çevresindeki insanlardan yardım istemez ve kendi başına buyruk olmak ister. Bu durum anne-babaları endişelendirir ve çocuğun bu davranışlarını önlemeye çalışırlar Oysa inatçılık çocuğun bu gelişim döneminde görülen normal bir durumdur.
Çocuklar, 2,5 yaşlarında kendi varlıklarının farkına varmaya başlar, varlıklarını kabul ettirmek için çevresindeki kişilerin özellikle anne ve babalarının, istek ve emirlerine, kurallarına karşı direnirler. Böylece kendilerini çevresindekilere kabullendirmeye çalışırlar. Bu dönemde çocuğun;
*Direnmesini kırmaya çalışmak
*Baskı uygulamaya çalışmak son derece zararlıdır. Ayrıca baskı çocukta inadın yerleşmesine ve alışkanlık haline gelmesine yol açar. Bu durum da çocuğun iyi ilişkiler kurmasını engeller ve uyumsuzluğa neden olur. Küçük yaşlarda gelişimin doğal bir aşaması olan inatçılık, anne ve babanın eğitici ve anlayışlı olmasıyla zamanla kaybolur.
İkinci inatçılık devresi de ergenliğin ilk yıllarıdır. Bu dönemde de çocuklar kurallara uymak istemez ve kurallarını kendileri koymak isterler. Yine bu devrede de anne babalar anlayışlı olması gerekir.
İNATÇILIĞIN NEDENLERİ
*Anne-babaların inadı kırmak için zor kullanmaları, şiddet dolu tavırları ve kendi isteklerinde diretme gibi yanlış eğitim yolları, inadın oluşmasında en büyük etkenlerdendir.
*Çocuk sinirliyken ona bağırılması, ceza verilmesi,
*Kardeş kıskançlığı
ÖNLEME YOLLARI
*Çocuk inatçı bir davranış gösterdiği sırada dikkatini başka yöne çekmeye çalışılmalıdır. Mesela istediği bir oyuncak alınmadığı için çocuk bağırıp çağırıyorsa “hadi arkadaşını çağır bizde oynayın” gibi.
*İnatçı davranışı sonunda çocuğun istediği yerine getirilmemelidir.
*Çocuk anne-babanın isteğini yerine getirmiyor, inat ediyorsa aldırmıyormuş gibi davranmak gerekir. Heyecanlanmak, üzülmek, öfkelenmek yararsız olur.
*Çocuğun istediği bir şeyi normal davranışlar gösterdiği zaman yerine getirmek gerekir, kızıp bağırdığı zaman değil. Aksi takdirde çocuk istediği bir şeyi elde etmek için kızıp bağırmaya başlar.
*Çocuğun olumsuz davranışlarını eleştirmekten çok yaptığı iyi şeyleri ödüllendirmek gerekir. Mesela çocuk ev işlerine yardım ettiyse başını okşayıp “ aferin ne güzel yapıyorsun “ demek, çocuğun inatçılık göstermesine engel olur.

 

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.