Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Kekeleme

main

KEKELEME

Dil gelişimi döneminde baskılanan, susturulan, alay edilen, ilgilenilmeyen veya aşırı ilgi gösterilen, katı disiplinle büyüyen çocuklarda kekemelik oluşabilir. Bazen kıskanma durumlarında ve heyecansal bozukluklarda da kekemelik görülür. Çocuk kendisini düzgün cümlelerle ifade edemediği için sinirlenir, öfke duyar. Sinirlendikçe, harflerde ya da hecelerde takılması iyice artar. Konuşmasında ard arda takılmalar olur. İki ile altı yaş arasındaki çocuklar genellikle sözcük ve cümleleri tekrarlarlar. Bu, normal "akıcı olmayan konuşma" olarak adlandırılır. Eğer bu dönemde çocuğun konuşmayı öğrenmeyi sürdürdüğünü, yepyeni sözcüklerle karşılaştığını, bu sözcükleri cümlede yerli yerine oturtmak için çabaladığını, konuşma ile ilgili kaslarının gelişmekte olduğunu, sorularla keşiflere yöneldiğini dikkate alırsanız, bu yoğun çaba gerektiren süreçte onun konuşmasının akıcılığının zaman zaman bozulmasını anlayışla karşılayabilirsiniz.


Ancak,

Çocuğun konuşması ile ilgili kaygı yaşıyorsanız, Çocuk konuşma ile mücadeleye girişmiş görünüyorsa ya da zorlandığında konuşmasının akıcılığı bozuluyorsa,
Konuşma ile ilgili kaslarda artan bir gerginlik dikkatinizi çekiyorsa yardım almanız için zaman uygundur.
Anne babaların genellikle gösterdiği şu tutumlar ve davranışlar;
Acımak, merhamet göstermek,
Endişeli, kaygılı bakmak,
Sabırsız ve öfkeli görünmek,
Akıcı olamayan konuşmadan ötürü cezalandırma tehdidinde bulunmak, suçlamak,
Hırpalamak, hor görmek,
Akıcı konuşmadan çok akıcı olamayan konuşma üzerinde odaklanmak,
Akıcı olamayan konuşmayı kesmesini söylemek,
Durup tekrar başlamasını söylemek,
Konuşmaya başlamadan önce düşünmesini önermek,
Onun yerine cevap vermek veya takıldığı yerleri tamamlamak,
Konuşmadan önce derin bir nefes almasını söylemek,
Zorlandığı sözcükleri kullanmaktan kaçınmasını önermek,
Kuralları önceden belirlememiş olmak,
Çocuğun yaşına ve olgunluk düzeyine uygun olmayan beklentiler belirlemek,
"Hayır, yapma, dur, yapamazsın..." gibi ifadeleri sıkça kullanmak çocuğa zarar veren davranış ve tutumlardır.
Bu durumlarda ;
Sabırla onu dinleyin, konuşmasını "olay" yapmayın.
Bazı kelimeleri söyleyememek, takılmak, ona çok sıkıntı verebilir. Böyle zamanlarda bir şey söylemek ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu durumlarda, ses tonunuzda acımak, olumsuz bir yorum, kaygı ya da şaşkınlık ifadesi bulunmaksızın, hatta belki de hafifçe gülümseyerek, "bu kelime uğraştırdı seni", "bazen zor oluyor değil mi?" gibi sözler söyleyin. Bu gibi sözlerle onun çabasını fark ettiğinizi ve kekelediği için onu suçlamadığınızı ifade edin.
Konuşmasını düzeltmekten, "daha yavaş konuşursan kekelemezsin", "yüzünü öyle yapma" gibi iyi niyetli ama suçlayıcı etkileri olabilecek olumsuz ifadelerden kaçının.
Yaşadığı konuşma güçlüğü hakkındaki duygularını onunla konuşmaktan çekinmeyin. Çocuğunuz konuyu açtığı zamanlarda onun duygularını tanıyın ve paylaşın, akıcı olmayan konuşma hakkında konuşmak tabu değildir. Herkesin bazı güçlükleri olabileceğini ifade edin.

Ayrıca;

Çocuğunuz konuşurken dikkatle dinleyin. Gözleriniz onda olsun, bakışlarınıza endişeli ve gerilimli bir ifade yüklememeye özen gösterin.
Çocuğunuz konuşurken bitirinceye kadar dinleyin, sözünü kesmeyin, bitirdikten sonra aceleyle cevap vermeyin. İletişiminiz "telâşlı" bir hava içinde geçmesin.
Sürekli soru sormaktan vazgeçin. Sorularınızın "evet" ya da "hayırla veya kısa ifadelerle yanıtlanabilir olmasına özen gösterin. Kendi arzusuyla konuşmaya başlarsa, ona gerektiği kadar zaman tanıyın.
Onunla konuşurken kullandığınız "ses tonunuza" da dikkat edin. Bazen kelimelerle ifade etmediğimiz duyguları ses tonumuz ele verir.
Doğum günü partileri, tatiller, bayramlar gibi özel günler için çocuğunuzu önceden hazırlayın. Örneğin "nereye gidiyoruz, kime gidiyoruz, orada ne kadar kalacağız?" gibi açıklamalarda bulunun. Bu yaklaşım çocuğun hissedebileceği endişeyi azaltacaktır.
Gündelik hayatınız çok koşuşmalı mı geçiyor? Dinlenmeye yeterli zaman kalmıyor mu? O hâlde, kendinize de zaman ayırın. Bu durum sizin rahatlamanıza ve kendinizi geliştirmenize fırsat sağlayacaktır.
Nasıl konuşursa konuşsun çocuğunuzun sizin için çok değerli olduğunu, konuşmasının önemli olmadığını ona zaman ayırarak hissettirebilirsiniz. Örneğin yatmadan önce 3-5 dakikanızı onunla geçiriyor musunuz? Bugün ne yaptın? yerine, "gününün nasıl geçtiğini" konuşuyor musunuz? Siz gününüzün nasıl geçtiğini anlatıyor musunuz? Bu size duyguları paylaşmak konusunda fırsatlar sağlayacaktır.
Duygu ve heyecanlarını sözle ifade etmesine olanak tanıyın. Söylediklerini önemseyin. Eğer ifade etmede güçlük çekiyorsa ona dokunarak, dinlediğinizi göstererek yüreklendirmeyi deneyin.
Çocuğun nasıl söylediğinden çok, ne söylediğini dikkatle dinleyin, konuşmaya müdahale etmeden göz ilişkisini sürdürün.
Çocukla konuşurken kısa, kurallı ve basit cümleler kullanın, ifadeler açık ve kolay anlaşılır olsun.
Siz konuştuktan sonra, çocuğun size cevap verebileceği yeterli zamanı tanıyın.
Çocuğunuzun hangi ortamlarda daha akıcı konuştuğunu gözlemleyerek belirleyin. Bu ortamlar onun kendini daha rahat ve güvenli hissettiği ortamlar olabilir, bu ortamları arttırın.
Onun yaşantısı için süreklilik gösteren, sağlıklı bir program oluşturun, yeterince uyuması, dengeli beslenmesi gibi ihtiyaçlarını gündelik yaşamında dikkatle ele alın.
Çocukta duygusal çatışma ve gerilim yaratan durumları gözleyip belirleyin, mümkün olduğunca bunlardan sakının.
Çocuğunuz akıcı konuşmadığında da akıcı konuştuğundaki gibi davranın. Onu baskı altına almaksızın konuşması için cesaretlendirin. Sakin bir konuşma ve dinleme ortamını sağlamaya çalışın.

KEKEMELİKTE ALINACAK TEDBİRLER

Kekemeliğin gelişimini önlemek için aşağıdaki noktalara dikkat etmek gerekir.

1- Çocuğun, konuşması üzerinde dikkatini toplamamak

2- Konuşurken çocuğun, heyecanlanmasına, normal dışı ve her zamankinden farklı davranışlar göstermemek

3-.  Çocuğun konuşmasındaki tekrarlama ve yanlış telaffuz etme (kelimeleri yanlış söyleme) gibi kusurlara hemen müdahale etmekten kaçınmak

4.   Dilde, aile fertlerinin kötü örnek olmamalarını sağlamak.

5-   Solak olan ve dolaklık yerleşmiş çocuklar üzerinde baskı yapıp sağ elini kullanmaya zorlamamak.

6-Eğer çocuk kekeleyerek ilgi ve dikkati üzerine çekmek yoluna gidiyorsa üzerinde durmamak ve normalin üzerinde ilgi göstermemek. Normal konuştuğu zaman hissettirmeden kollamak ve o saman ilgiyi biraz artırmak,

7.- Çocukları heyecan ve endişe yaratan durumlarda konuşmaya zorlamamak.

6-    Çocuğun konuşması hususunda kendine güven duymasına yardım etmek. Onu dinlemek, konuşması için ona zevk vererek fırsatlar ve ortam hazırlamak

9- Kekeleyen çocuk, kekelediğine aldırmazsa ve onu kabul ederse kekemelik ortadan kalkar.

10- Çocuk kekelerse dahi, onu bir kekeme olarak görmemek ve üzerin­de durmamak, tıpkı normal bir konuşma gibi kabul etmek. Sabırsızlık, heyecan, aşırı dikkat göstermeye ve nasihat vermeye kalkışmamak.

11-. Çocuğa, ailesinden gelmiş bir kekemeliğe sahip olduğu fikrini

Uyandırmamak.

12-    Ev içinde huzur kurmaya çalışmak. Çocuk kendisini rahat ve em­niyet içinde hissettiği zaman kekemelik geliştirmesine sebep yoktur.

13-    Çocukla normal konuşmayı değiştirerek konuşmamak.”Nefes al, sonra konuş”, “konuşmadan evvel düşün”,  “Dur yeniden başla” gibi telkin ve emirlerle çocuğun konuşmasını kesmemek.



T.C. Milli Eğitim Bakanlığı,

"Kekeme Bir Çocuğum Var", Aile El Kitabından fazlaca yararlanılmıştır.

 

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.