ÖZGÜVEN
Özgüveni bireyin kendisini herhangi bir işi yapabilecek yeterlilikte görmesi olarak tanımlayabiliriz. Bireyin herhangi bir işte başarılı olmasında özgüvenin çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Çoğu zaman anne babalar çocuklarını hayata hazırlamaktan ziyade onları rahat ettirme çabası içerisinde olurlar. Çocukluklarında yaşadıkları bir takım eksiklikleri çocuklarında kapatmak için adeta yarışırlar. İhtiyaç hissetmediği halde çocuklarına yeni oyuncaklar, elbiseler ve yiyecekler alırlar. Acıkmadığı veya doyduğu halde yedirir, üşümediği halde giydirir, korkmadığı halde onunla birlikte yatar, yorulmadığı halde dinlendirirler vs. vs. bunları sayısız yapmak mümkün. Çocuğun başarısın çalmada üstlerine yoktur. Çocuğun başarmasına izin vermezler. Çünkü her şeyi onun adına karar vermiş ve yapmıştırlar. Çok iyi bir anne veya baba olduklarını düşünürler. Oysa çocuğuna en çok kötülüğü yapanın kendileri olduklarının farkında değildirler. Siz böyle bir çocuk olmak ister misiniz? Her şeyi önünde bulan çocuk tıpkı kozası içinden başkası tarafından çıkarılan kelebek gibi kendisini hayata hazırlayamaz ve bir türlü uçamaz ve ömür boyu başkalarına muhtaç bir şekilde yaşamaya devam eder. Siz böyle bir çocuk olmak ister misiniz? Bu çocukların sorumluluk bilinci gelişemez, mücadeleden yoksun, kuralsız amaçsız bir şekilde yaşantılarına devam ederler. Öz güvenleri eksik hiç bir işi bitiremeyen, başaramayan, karar veremeyen, seçemeyen, bilmeyen, hep başkalarından bekleyen bir asalak oluverir çıkarlar. Siz böyle bir yetişkin olmak ister misiniz ya da şöyle soralım siz çocuğunuzu yetişkin olduğunda böyle görmek ister misiniz? O halde çocuğumuzu rahat ettirmeye değil onları hayata hazırlamaya çalışalım. Sizin başarınız hayata dolu dolu hazırlanmış olmanızdan kaynaklanmaktadır. Tıpkı kozasından kendi çabasıyla çıkan ve bu sayede kanatlarını geliştirip uçmayı başarabilen kelebek gibi.. İzin verelim çocuklarımızda uçmayı başarabilsinler.





