Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color

Güzel Sözler

Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır.
Plato
Anasayfa » Çocuklarda Gelişim

Çocuklarda Gelişim

Konuşma Bozuklıkları ve Geç Konuşma

Gecikmiş Konuşma

Gelişim dönemlerine göre çocuğun ilk kelimeyi 12-18 ay arasında, ilk cümleyi 32. ayda söylemesi beklenir. Konuşma, öğrenmenin yanında olgunlaşmayı da içerir. Örneğin, 24. ayda ünlü seslerin tamamının, 4.yılda da ünsüz seslerin tamamının çıkması gerekir. Daha sonra karışık sesler çıkar. Çocuğun yaşı ilerledikçe kavramsal boyut önem kazanır.

Devamını oku...
 

Kekeleme

main

KEKELEME

Dil gelişimi döneminde baskılanan, susturulan, alay edilen, ilgilenilmeyen veya aşırı ilgi gösterilen, katı disiplinle büyüyen çocuklarda kekemelik oluşabilir. Bazen kıskanma durumlarında ve heyecansal bozukluklarda da kekemelik görülür. Çocuk kendisini düzgün cümlelerle ifade edemediği için sinirlenir, öfke duyar. Sinirlendikçe, harflerde ya da hecelerde takılması iyice artar. Konuşmasında ard arda takılmalar olur. İki ile altı yaş arasındaki çocuklar genellikle sözcük ve cümleleri tekrarlarlar. Bu, normal "akıcı olmayan konuşma" olarak adlandırılır. Eğer bu dönemde çocuğun konuşmayı öğrenmeyi sürdürdüğünü, yepyeni sözcüklerle karşılaştığını, bu sözcükleri cümlede yerli yerine oturtmak için çabaladığını, konuşma ile ilgili kaslarının gelişmekte olduğunu, sorularla keşiflere yöneldiğini dikkate alırsanız, bu yoğun çaba gerektiren süreçte onun konuşmasının akıcılığının zaman zaman bozulmasını anlayışla karşılayabilirsiniz.

Devamını oku...  

Korkular

FOBİLER

Çocuk dış dünyayı tanımaya başladıktan sonra çevresinde gördüğü ve olumsuz etkileşim yaşadığı bazı olay ve nesnelere karşı bir takım korkular geliştirebilir. Bu korkular daha çok aşırı korunan ve adeta cam fanus içinde saklanan veya kontrolsüz serbest bırakılıp, karşılaşacağı olaylar ve nesnelerle hiçbir süzgeçten geçirmeden direk karşılaşan yani zarar verilecek boyutları etkisiz hale getirilmeden tanışan çocuklarda görülmektedir.

Devamını oku...
 

Saldırganlık ve İnatçılık

   SALDIRGANLIK

Saldırganlık, doğuştan beraberimizde getirdiğimiz bir davranıştır. Çocuk içgüdüsel olarak saldırganlığa sahiptir. Saldırganlık ya da düşmanlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Ancak bir davranış bozukluğu biçimine gelmesi asla istenilmeyen bir durumdur. Saldırganlık dürtüsü insanın doğasının bir özelliği olmasına rağmen insanların çoğu bu tür sorunlarla başa çıkmayı, saldırganlık dürtülerini denetlemeyi ve toplum tarafından kabul edilebilir davranışlara yönelmeyi öğrenmektedirler. Erken çocukluk döneminde çocuklar toplum tarafından kabul edilebilen davranışları benimserler. Ancak bazı çocuklar saldırganlıklarını yönetmek ve engelleyebilmek için gereken becerileri kazanamamışlardır. Davranışları vurma, bir eşyayı atma, öfke nöbetleri geçirme şeklinde çeşitlilik gösterir. Erkeklerde saldırganlık oranı kızlara göre daha fazladır.

Devamını oku...
 

Kıskançlık

KISKANÇLIK

Kıskançlık, bir heyecan biçimidir. Doğuştan getirdiğimiz bu duygumuzu dengeli yaşayabildiğimiz sürece sorun yoktur. Kıskançlık heyecanı, kızgınlık sonucu oluşan, insana yönelik bir içerleme tutumu olarak tanımlanabilir. Kıskançlığın sebebi ve ifade biçimi büyük ölçüde psiko-sosyal etkileşim ortamıyla çocuğa yöneltilen uyarımlara bağlıdır. Kıskançlığı oluşturan ortam çoğu kez toplumsal kaynaklı olup, özellikle çocuğun sevdiği kişileri içerir.

Devamını oku...
 
Sayfa 4 / 8

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.