Ben Ve Ailem Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Merkezi |BenVeAilem.Com

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • black color
Anasayfa » Yetişkinlerde Danışma » Aile İle İlgili Problemler

Aile ile İlgili Problemler

Mutlu Evliliğin Sırları

MUTLU BİR EVLİLİĞİN SIRLARI

Mutlu bir evliliğin sırrını keşfetmek hiç de kolay bir şey değildir. Zaten bu sırrın cevabı da herkese göre değişir. Yine de dünyanın her yerinde, tüm ilişkilere uyan bazı "iyi geçinme" kuralları vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
1) Hiçbir zaman ikiniz de aynı anda sinirlenmeyin.
2) Olumsuz davranışlarınızı o an değil sonra konuşup değerlendirin.
3) Giysi, parfüm vs. almak konusunda kendiniz ve eşiniz arasında seçim yapmak zorunda kalırsanız eşinizi tercih edin.
4) Eleştirileriniz varsa onu sevdiğinizi hissettirerek söyleyin.
5) Geçmişteki hatalarını gündeme getirmeyin.
6) Birbiriniz dışındaki hiçbir şeyi kafanıza takmayın.
7) Gününüzü eşinize hoş bir söz söylemeden bitirmeyin.
8) Birbirinizi karşılarken ve ayrılırken şefkat ve sevgiyle sarılın.
9) Sorunlarınızı çözmeden günü bitirmeyin.
10) Hata yaptığınızda eşinizle konuşun ve özür dileyin.
11) Kesinlikle dargın uyumayın.
12) Sorunlarınızdan yalnızca eşinizi sorumlu tutmayın.
13) Kadın ya da erkek olmanız fark etmez. Ayda bir kez de olsa eşinize bir hediye almayı ihmal etmeyin.
14) Eve geldiğinizde mutlaka önce mutfağa eşinizin yanına giderek belli bir süre orada kalın.
15) İşyerinizdeki ve evde gün boyu yaşadığınız sorunları eşinize taşımayın. Günün stresini eşinize yansıtmayın.
16) Eşiniz ev hanımıysa eşinizin gün boyu önemsiz işler yaptığını ve yorulmadığı şeklinde imalarda bulunmayın.
17) Eşiniz çalışmıyorsa kazandığınız paranın tasarruf yetkisinin sadece size ait olduğu şeklinde bir tutum benimsemeyin.
18) Ortak bir vizyon belirleyin ve evde alınacak tüm kararları ortak alın.
19) Ev yanmadıkça birbirinize bağırmayın.
20) Her gün eşiniz için küçük de olsa bir şey yapın. Mutlu yıllar ve ömür boyu birliktelikler

 

Vajinismus Ve Hipnoz

Vajinismus Ve Hipnoz

The Merck Manuel'e göre Vajinismus;
"Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek konusunda mevcut bilinçaltı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki kasların adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina spazmıdır. Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay iyi gitmeyen evliliklerde sık görülür."
Yukarıda da belirtildiği gibi sorunun bilinçaltı istek sonucu olduğu ve şartlı refleks ile ortaya çıktığı yazmakta... Bu nedeni ortadan kaldıracak yöntemde yine zihni kendi silahı ile vurmaktır. Yani bilinçaltı süreçlerle zihinsel manevralar yapıp yeni olumlu şartlı refleks arkları oluşturmak başarıyı sağlar. Hipnoterapi de bu konuda bize yardımcı olur. Bu durum birbirini çok seven eşlerde de gözlenmektedir. Geçmişte yaşanmış ya da duyulmuş bir olumsuz olayı çok sevdiği eşine de istemeden yansıtabilir. Ayrıca vajina aşağı bölümündeki kasların kasılmasına bacak kaslarının gerginliği de iştirak eder...
İnsan farklı nedenlerden ötürü sorunlarla karşılaşır. Tek çatı altında cinsel birlikteliği yaşayamamanıza genel anlamda yanlış da olsa vajinismus diyorsak, aslında çoğu kere korkular ve kaygılardan meydana gelip, bacaklarınızın kasılması, ellerinizle eşinizi itmenizle seyreden istemeden yaptığınız otomatik şuuraltı hareketler tek başına olabileceği gibi vajen kaslarının kasılması ile de birlikte olabilir. Dört farklı model ile şuuraltınız ve bedeniniz etkilenir;
1- Davranışsal Model: Geçmişte yaşanmış bir taciz ya da kötü bir cinsel deneyim vardır. Ya da cinselliği yaşayan bir çifti küçük yaşta görmüş ve kadının yaşadığı olayı acı ve ızdırap verici olarak değerlendirip, farkında olmadan davranışı özümsemişsinizdir. Bir başka neden de aile içi yasak ilişkidir. ( Ensest )
2- Bilişsel Model: Geçmişte ailenizin ve yaşadığınız çevrenizin cinsellikle ilgili üzerinizde kurduğu yasaklar ya da arkadaşlarınızın bir kabus gibi anlattığı ilk gece deneyimleri... Kötü bir deneyim yaşamadığınız halde sizin şuuraltınızda adeta cinsellikle ilgili negatif şemalar oluşturur ve yaşayacak olduğunuz cinsel birlikteliklerde bu şemalar aktif hale gelip kasılmalarınızı siz istemeden bilinçdışı bir refleks arkı olarak ortaya çıkarır. Artık bedeniniz sizin kontrolünüzde değildir.Yanlış programlanmış otomatik bir pilot sizi yönetmektedir...
3- Dinamik Model: Freudiyen bir yaklaşımdır. Ruhsal gelişim evrelerindeki sorunlardan kaynaklanır.
4- Varoluşsal Model: Geçmiş de ne bir taciziniz nede yetişme tarzı olarak negatif şemanız vardır... Dinamik yapı olarak da bir sorununuz olmayabilir. Ama yine de cinsel birlikteliği yaşayamıyorsanız, varoluşsal model devreye girer. Bu çiftleri incelediğimizde erkek kadına yeteri kadar ilgi göstermemektedir. Bir, iki, üç derken kadın kendini eşine ifade edebilecek bilinçdışı otomatik bir hareket başlatır. Cinsel yaşam sırasında bacaklar kasılır, eliyle eşini iter, yataktan kaçar hatta ağlar. Farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmektedir.
Bu dört ana nedenden, doğrudan sorununuz birine bağlı olabileceği gibi hepsinin yada bir kaçının iştiraki ile de olabilir. İşte hipnoz altında bildiğiniz ya da bilmediğiniz sorununuzun temellerine inip hangi modele yada modellere uyduğu saptanıp ona göre bir yaklaşım sunmaktayız. Sorun özellikle varoluşçu modele bağlı ise kadının varlığını eşine hissettirebilecek yeni yaklaşımlar öğretiriz ve erkeğe de kadına ilgi ve destek vermesi için eğitim veririz. Örneğin; vajinismusun kaynağında varoluşsal bir model var ve biz bunu göz ardı edip davranışsal yada bilişsel yöntemlerle çözmeye kalkar ve çözersek belki ilişki yaşanabilir. Ancak madalyonun diğer yüzü devreye girer ve kadının farkında olmadan bilinçdışı bir istekle refleks olarak yaptığı kendini var etme davranışını elinden almış oluruz. Çocuğun pamuk şekeri nasıl elinden alınırsa sıkıntı duyar. Aynı mekanizma iyileştirdiğinizi düşündüğünüz kadında işlemeye başlar ve takip eden zaman diliminde kadının nedenini tam olarak bilemediği kaygı, bunaltı ve sıkıntı ( anksiyete ) oluşturur. Takip eden dönemde ise yaşadığı ilişkiden haz alamamaya, orgazma ulaşamamasına kadar uzanır...
Daha rahat analiz imkanı sağlayarak model veya modellerin çabuk tespiti, telkin alabilirliğin artması, tespit edilen nedene hızlı zihinsel müdahale sunması gibi kolaylıkları ile Hipnoterapi diğer terapi türlerine göre vajinismusda ciddi başarı sağlar...

 

Cinsel İşlev Bozuklukları

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI

Erken boşalma, aşırı mastürbasyon, cinsel istekte azalma, cinsel uyarıda azalma, orgazm olamama, cinsel ilişki sırasında ağrı hissetme gibi bozukluklar cinsel işlev bozuklukları; kendi cinsine karşı ilgi duyma (Homoseksüellik), karşı cins gibi giyinme (Transvertism), kendini karşı cins gibi hissetme (Transseksüellik), çocuklara ilgi duyma (Pedofili), yaşlılara ilgi duyma (Gerontofili) gibi bozukluklar da cinsel kimlik bozukluklarıdır.

Cinsellikte eşlerin karşılıklı beklentileri neyin normal, neyin yetersizlik olduğunu belirleyen ana faktördür. Bireylerin yetişme tarzları, yetiştikleri kültürel şartlar, cinsiyeti gibi farklılıkları cinselliğe bakışını ve cinsellikten aldığı hazzı belirler. Bir cinsellikteki sorunu bu cinselliği yaşayan kişiler belirler. Onlara göre sorun varsa vardır, yoksa yoktur. Cinsel sağlığı cinsel ilişki esnasında çiftin karşılıklı olarak doyum alması şeklinde tanımlamak mümkündür.
Cinsel ilişki 4 aşamadan oluşur:
1- İlgi ve istek (heyecanlanma)
2- Uyarılma (plato)
3- Doyum (orgazm)
4- Rahatlama (çözülme)
Bu aşamalardan bir veya bir kaçında ortaya çıkan bir sorun cinsel sağlığı bozar, çeşitli cinsel işlev bozukluklarına yol açar.
İnsanın tüm diğer davranışları gibi cinsel davranışlar da öğrenilmiş davranışlardır. Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kişiler çeşitli nedenlerden dolayı uygun olmayan tepkiler vermeyi öğrenmişlerdir. Bu demektir ki sağlıklı bir cinsel yaşam için gereken uygun tepkilerin verilmesi de öğrenilebilir.
Cinsel sorunların tedavisinde cinsel eğitime, eşler arasındaki iletişim biçimlerine, işlev bozukluğunun ortaya çıkmasında ve sürdürülmesinde rol oynayan hatalı davranışların değiştirilmesine çalışılmaktadır.
Cinsel sorunları eksik ya da hatalı bilgilenme, bireyin yetiştiği ailenin cinselliğe bakışı, geçmiş yaşam deneyimleri gibi hazırlayan; eşler arasında iletişimsizlik ve çatışma, eşlerden birinde cinsel bir sorununun olması, yorgunluk ve stres, aşırı alkol bağımlılığı ve ilaç kullanımı gibi açığa çıkaran; ve suçluluk ve utanç duyguları, gizleme ve kabul etmeme, sorunun çözümü ile ilgili yanlış uygulamalar gibi devam ettiren bir dizi etkenler bulunmaktadır. Cinsel problemler bu etkenlere ve bu etkenlerin birbiriyle ilişkilerine bağlıdır.
Bu tür sorunların çözümünde başlangıçta çok yönlü bir değerlendirme yapılır. Değerlendirme sırasında eşlerle hem tek tek hem de birlikte görüşmeler yapılarak sorun ortaya konmaya çalışılır.
1. Cinsel bilgi eksikliğinin giderilmesi
2. Eşler arasındaki iletişimin zenginleştirilmesi
3. Hatalı düşünme biçimlerinin yerine doğru, olumlu düşünce ve davranışların geliştirilmesine çalışılır.
4. Hipnoz uygulamalarıyla sağaltım yapılır.

 

Aile İçi Çatışma

AİLE İÇİ ÇATIŞMA

Hayat roller sistemidir. Herkesin sadece tek bir rolü olsaydı bu rolün gereğini yerine getirmek belki daha kolay olacaktı. Ancak hayat ilerledikçe insanın gerçekleştirmek zorunda kaldığı roller sistemi de gelişmekte ve karmaşıklaşmaktadır. Örneğin bebekken sadece anne sütü alan bir bebek sadece bebeğin sadece bebek rolünü oynaması yeterlidir. Oysa büyüdükçe hayat ona yeni roller yükleyecek yükünü her hayatta kaldığı her sürede artıracaktır. Bir kardeşi doğduğunda bebeklik rolünün yanına ağabeylik veya ablalık rolü eklenecek, hatta belirli bir zaman sonra bazı rollerini terk etmek zorunda kalacaktır. Tıpkı belli bir zaman sonra bebeklik rolünü terk etmek zorunda kalması gibi… Ancak bazı roller vardır ki hayat boyu insanı terk etmez ve sürekli genişler, yanına başka roller de eklenir. Örneğin ağabeylik ve ablalık hiç değişmez. Yanına belli bir zaman sonra öğrencilik rolü, arkadaşlık rolü, amcalık, dayılık, meslek hayatına atıldığında mesleki roller, evlendiğinde eşlik rolü, anne veya babalık rolü gibi rollerin gereklerini yerine getirmek zorundadır. Bütün bu roller genişlerken ve yeni roller kazanılırken evlatlık rolü, kuzenlik, abisi veya ablası varsa kardeşlik gibi bazı değişmeyen ve genişleyen roller de devam etmektedir. Böyle olunca da roller arasında bir çatışma yaşanabilmektedir. Bu çatışmayı çözümlemenin en güzel yolu her rolün sınırlarını belirleme ve hangi zamanda hangi rollerin ne kadar uygulanacağını iyi tespit etmektir. Ailede hem eş hem ebeveyn rolünü üstlenen bir birey zaman zaman ailenin diğer üyeleriyle çatışmalar yaşaması olasıdır. Bu durumlarda çatışma yönetimini devreye sokarak BEN VE AİLEM sıralaması ve bilinci içerisinde bu çatışmayı yöneterek çözebilmelidir. Güçlü bir benlik anlayışı ile ailede “sen” anlayışı veya “ben” anlayışı yerine biz bilincini oluşturup geliştirerek bu çatışmaların çözülmesi ve kişilikleri gelişmiş, benlikleri güçlü bireylerin ortaya çıkması mümkündür.

 

Evlilik Danışmanlığı


EVLİLİK DANIŞMANLIĞI

Nedense evlilik öncesi sözlerin kaydı yoktur. Keşke olsa... Bu sözler çerçevelenip duvara asılsa, ya da teknoloji çok gelişti ya cep telefonlarına kayıt yapılsa, sonra CD’lerde bilgisayar ortamında saklansa, acaba çiftler yine de birbirlerini çok kolay bahanelerle sudan sebeplerle kırarlar mı? Ne dersiniz? Öykülerle Kazanma Zamanı adlı kitapta Apaçi Kızılderelilerine atfedilen bir ‘evlilik manifestosu’nu okudum ve sizinle paylaşmak istedim. Şöyle diyor:

“Artık yağmurlarda hiç ıslanmayacaksınız; çünkü her biriniz diğeriniz için sığınak olacaksınız. Artık hiç üşümeyeceksiniz; çünkü her biriniz diğeriniz için sıcaklık olacaksınız. Artık hiç yalnızlık çekmeyeceksiniz; çünkü her biriniz bir diğerinize yoldaş olacaksınız. Artık bir bedensiniz; çünkü önünüzde tek bir hayat var. Şimdi yuvanıza gidin, birlikteliğinize tanık olacak günlere başlayın. Her gününüz mutluluk dolsun, ömrünüz mutlulukla uzasın.”

Bu güzel manifestonun üzerine ne söylenir ne yazılır ki...

 

Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.